13 Mart 2012 Salı

kac yil oldu saymadim burdan göçeli

Cok uzun zaman oldu buraya yazmayali. Nerden baslasam, ne anlatsam bilmiyorum. Yillarca yasamak icin hayalini kurdugum sehirde yasiyorum artik; İstanbul'da. En cok istedigim universitelerden birindeyim. Ve yasadigim zorluklari dusununce bunu fazlasiyla hakettigimi dusunuyorum; ama boyle dusununce de elimden hep iyi biseyler gidiyor, neyse. Abime gelince; en son yasadigimiz hangi felaketi anlattim bilmiyorum ama yazmayi biraktiktan sonra daha nice kotu seyler yasadik. Ama sukurler olsun ki 7-8 aydir bi sorunla karsilasmadik. Hastaligi konusunda buyuk sayabilecegimiz ilerlemeler var. En basinda kendisine ve bize zarar vermemesi ki bu duzelmesinin yaninda en cok istedigimiz seydi. Hayatim eskiye gore mukemmel ya da oyle gorunuyor. Tabi gozukmesinin sebebi insanlara hala oyle bi hayatim oldugunu dusundurmemden kaynaklaniyor olabilir ya da beni her zaman gulerken gorduklerinden, bilemiyorum. Bu benim icin insanlarin surekli "Neyin var?" sorusunu sorup yalandan uzuluyor gibi yapmalarindan ya da uzgun oldugum icin insanlarin nesesini yerle bir ettigimi dusunere
k daha fazla uzulmemden cok daha iyi bir sey. Hicbi zaman kusursuz bi hayat yasayamayacagimi biliyorum, benden daha kotu durumda olan nice insan varken bunu istemek de hakkim degil zaten bunu da biliyorum; ama icimde hep sizlayan biseyle yasamak da hic kolay degil gercekten. Her hatirladigimda, onu hatirlatan en ufak bisey oldugunda butun nesemi aninda somurecek seyin icimde senelerdir var olmasi ve bunu bastirabilmek, bununla yasayabilmek, buna katlanabilmek cok zor. Oyle bi hastalik ki sadece hastanin degil onu olesiye sevenlerinde beyinlerinde, kalplerinde hic cikmayacakmis gibi yer etmis ve insanin butun hayatini kontrol eden, butun planlarini alt ust eden, butun hayallerini elinden alan, tarifi guc bi sey. Abimin hayatini en guzel zamanlarinda mahvetmeye baslayan ve hala devam eden bu seyin o farkinda olmayabilir belki ama hem onun hayati hem kendi yasayamadiklarimiz icin uzulmek, onun yasayamadiklari icin ve belki de hic yasayamayacak oldugu seyler icin uzulmek tam olarak hangi kelimeyle ifade edilebilir bilemiyorum.
Buraya abimi anlatmak icin gelmemistim aslinda. Kendimi iyi hissetmedigim, nedensiz gibi gorunen ama icinde bir suru nedenin yattigini bildigim aglamalarimi anlatmak icindi. Ama gorunen o ki yalniz hissetmemin ve buna eslik eden aglamalarimin en temelindeki nedeni acikca belirttim.
Yazmayi ozlemisim, daha once yazarken iyi geldigini hatirliyorum ama bu kez neden hala gozlerim dolu?

Blog'a donmemi dusunduren ve bi blogum oldugunu hatirlatan Ertugrul Cetin'e tesekkurlerimi sunuyorum.
http://mozambikli.blogspot.com/

Ve de; the scientist-coldplay calsin o zaman.

7 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. hayat bize sunulan bir fırsat diye tabir ediliyor ama bu üzüntü ve sıkıntıların yoğunlukta olması çok adaletsiz oluyor işte. çok üzücü şeyler aslında benimde kısmen yaşadığım şeyler ama bu zamana kadar nasıl sabrettiysen bundan sonrasını da aşacağına inanıyorum. sen güçlü ol böyle yazmaya devam... ve bi de çok teşekkürlerim! :)

    YanıtlaSil
  3. Nihayet buradasın.. Hoşgeldin, hem bloga hem de İstanbula.. :))

    YanıtlaSil
  4. @Ertuğrul Mar: Ben teşekkür ederim :)
    @Sinyor Serüvenci: Evet nihayet buradayım, çok aktif olarak bulunmasam da. Hoşbuldum her ikisi için de :)

    YanıtlaSil
  5. aylardır intrnete her girdiğimde bir şeyler yazmış mısın diye kontrol ediyorum.ne iyi ettin! :)

    YanıtlaSil
  6. Pek sık uğramıyorum. Yine 1 aydan fazla geçmiş bak üstünden. Çok sevindim ilgilenmene! :) Her ne kadar iç açıcı şeyler yazmasam da ilgileniyor olman çok güzel. Teşekkür ederim! :)

    YanıtlaSil
  7. "Merhaba, bloğunuzla ilgili bir şey soracaktım bana mail atabilir misiniz. esra@findirim.com. Teşekkürler. "

    YanıtlaSil

sen de yaz yaz yaz bi kenara yaz bütün sözlerini